Pazartesi, Temmuz 9

İyi Hissetmek



Bugünden birşeyler kaldı bana.. 

Doktorumun ‘kapıdan girişinden belli çok daha iyisin’i 

Bayılarak yediğim çekirdekli galetalar

İyi hissetmek kitabından iyi hissettiren bir kurtuluş ve zafer öyküsü

Mado’ nun enfes künefe ve dondurması

Dibek kahvesini görünce sızlayan burun direği..

Çengelköy’ün bozulmamış İstanbul havası

Süperbaba dizisini anıp iç geçirmek, kardeşlerle hem buruk hem mutlu bir heyecanı paylaşmak

Çınaraltında çay simit bol kahkaha

Deniz sesi, martı çığlığı, ekmek parçası için deliren balıklar, batan güneş, kiralanan tekneler


Çok sevdiğimi bildikleri için beni alıp götürdükleri aromalı çaylar dükkanı ve kendimi kaybedişim.. 

Gözüm gibi saklayacağım portakallı, çikolatalı, naneli çaylarım


Avizesine aşık olunmuş o kitapevi

İçimde ki kırgınlıklara hiç tanık olmamışta olsa bir baba bir abi gibi ‘iyimisin KIZIM’ diyen çok kıymetli o soru..

Hep yanımda yanıbaşımda içimde gururla taşıdığım kardeşlerim..

Bugüne dair hiç keşkem yok, bolca iyiki biriktirdim

Mutluyum.





Salı, Mayıs 29

Aydınlanma





Sanıyordum ki herkes duygularını uçlarda yaşar, sevincini, hüznünü, bağlılığı, boşvermişliği, umudu.. herşeyi..

Sanıyordum ki herkes böyle yaşıyor ancak herkes böyle yansıtamıyor dışarıya.. Sırf böyle düşündüğüm için kendimce haklı çıkardığım çok insan oldu. Çok seviyor ama gösteremiyor ki, onun içinde zor dedim, böyle demek, böyle hissettirmek istemedi ama içinde patlıyor duygular dışarı yansıtamıyor yada yanlış yansıtıyor dedim.. Hep bir haklılık payı buldum onlar için.. ve hatta üzüldüm çünkü ben bu kadar yoğun yaşayıp bu kadar yoğun hissettirebilirken duyguları, onların içinde kimbilir yansıtamamaktan dolayı ne fırtınalar kopuyordu..

Öyle değilmiş ki..

Hiç değilmiş..

Bambaşkaymış olay.. Yansıtabildikleri kadarlarmış içlerinde.. Orda bitiyorlarmış..

O kadarlarmış..

Çok çok büyük bir hayal kırıklığı oldu bunu anlamak benim için. Nasıl yani? Bu kadarmı hissediyorsun? Benim gördüğüm kadarmısın yani? İçinde duygular depremler yaratmıyormu?

Son birkaç aydır bu aydınlanmanın, farketmenin, adı her ne ise bunun şaşkınlığı, reddediş süreci ve sonunda kabullenişi içindeyim..

Bunu görmek ve bilmek..yani artık görüyor olmak.. Bu gerçek çok değiştirecek beni.. hayatımı..

Belki de kabullenmek, anlamak, görmek bu nedenle bu kadar zaman aldı..

Öğrenmek hiç bitmiyor hayatta.. bazen çok acıtsa da

Pazartesi, Aralık 4

Rezonans



Herşeyi görmek.. Herşeye anlam katmak.. Görmek ama apaçık görmek..

Bunlar benim aklımın laneti.. Bir başka pencereden bakarsam da derinliğim, beni ben yapan her şey..
Bir olayı yaşarken, yada birinin anlattığını dinlerken tıpkı boş bir odayı yerleştiriyormuşum gibi öyle yerli yerine oturtuyorum ki tüm olayları, öncesini sonrasını öyle iyi tahmin edebiliyorum ki bu beni ürkütüyor çoğu zaman.
O kadar dışa dönük açık, herkese her şeye kendini sonsuz adayabilir bir ruh nasıl olur da böyle katı böyle küs, böyle karamsar bir bedene sıkışıp kalır? Kimin bu beden? Bu ruh bensem eğer bu beden kim?
İçimde çiçekler açıp, rengarenk dalgalanırken her şey, neden birine sarılırken bile saatlerce düşünüp yapacak kadar, bundan utanacak kadar katı bedenim?
Herşeyi ama her şeyi en açık haliyle görebilirken, bir sinestezik gibi her duyguya, olguya ruh katıp şeklini rengini görüp kokusunu bile duyabilirken neden bu bedene sıkışıp kaldım ben? Neden zihnim ruhum bu kadar açıkta bu beden bu kadar ürkek? Bu kadar sağlamcı, bu kadar sınırlı
Öyle hissediyorum ki herkesin hayatına bir şekilde dokunup sıkıntılarını ona bir ayna gibi gösterip çözüm bulur gülümseyerek gönderebilirim evine, hayatına.. Sanki çözemeyeceğim altından kalkamayacağım hiçbirşey yok bu hayatta! Ama kendime dair hiçbir çözümün parçası değilim.. Üstelik apaçık görüp yorumlayabilirken..
Her şeye yabancı bedenime, çok fazla şey yaşamış, her şeyi içinde bir yerlere oturtmuş çok bilge bir ruh yerleştirilmiş gibi.
Görüyorum.. Yetemiyorum..

Resonance :) 

Pazartesi, Ekim 16

Gurbette Yaşama Rehberi




Gurbette 5. Yılımız şerefine sizlere deev hizmet sunuyorum: Gurbette Yaşama Rehberi 😄👍🏻
-Birgün bulunduğunuz şehirden gideceğinizi düşünmek ve herşeyi sınırlı yapmak sizi mutsuz eder, muhakkak birşeylere tutunun. Hiç gitmeyecekmiş gibi..

-Duygusal ilişkiler kurmaya çalışmak, 'bu insanlar benim burada ki ailem' diye sınıflamak size hayalkırıklığı olarak geri dönecektir. Çünkü insanların büyük çoğunluğu sizi sadece gördüklerinde hatırlar 😊 Onların hayatının bir yerlerindesinizdir ama asla ortasında değil

- Bazılarının sevgisinin gerçek olduğunu bilirsiniz yine de birgün giderseniz arkanızdan ağlamayacaklarını da unutmayın

- Herşeye rağmen bulunduğunuz o yere, şehre, insanlara, hayata birşeyler katıp, birşeylere dokunmak için gayret edin

- Zamanla körelip üzülmemeyi, alışmayı öğreneceksiniz ve hatta sevdiğiniz bazı şeyler bile olacak

- İlk yıllar herkesle tanışıp görüşmek, kendinizi kabul ettirmek için olmadığınız kalıplara sığmaya çalışıp, gereğinden fazla taviz vereceksiniz, elinizde ise bunu asla yapmayın, zaman içinde görüşmek istediğiniz insanları siz seçeceksiniz hemde sadece kendiniz olarak 😉


- Son olarak sizi anlamalarını asla beklemeyin, çünkü onların sığınacak limanı bir sokak ötede..

Perşembe, Mayıs 19

An.

Korkuyorum.. Çok korkuyorum.. Sevdiğim insanları kaybetmekten, onların boşluğunu asla dolduramayacağımı hissetmekten, güçlü göründüğüm pek çok konuda beklemediğim bir anda yıkılıvermekten, iyi olamamaktan, iyi kalamamaktan, bazen hissedebileceklerimin gücünden, bazen de artık o duyguları hiç hissedemeyecek olmaktan, kırdıklarımı onarma şansım olmamasından yada kırıldıklarımı affetme şansı bulamamaktan, geri de kayda değer hiçbirşey bırakamamaktan, kimsenin hayatına birkez olsun dokunamamış olmaktan, hem gitmekten hemde geri de kalmaktan çok korkuyorum.. 

Pazartesi, Nisan 28

Ruh halim..







Bazen keni içinize dönersiniz, herşey devam eder gider yanıbaşınızda ama siz içinizde kaybolmuşsunuzdur, yada kahvenizi almış bir köşede huzurla içiyorsunuzdur. Bugün bende kendime kaçtım, bu söylediklerimden hangi odaya dahilim bilmiyorum ama kaçtım işte :)

Olmazsa olmaz bir şarkım ve olmazsa olmaz sitemden bir foto ile :)

Pazar, Eylül 15

Ruh halim;

Günlüklerimi buldum :) Bir sürü yıl bir sürü insan çıktı kapaklarını açınca. Bir sürü de olay, hepsi bugün kü ben olmama sebep olan. Birçoğuna güldüm, gülümsedim. Ağlayarak okuduğum olaylar düzeltebilmem için bana şans tanıyan olaylar aslında, hala hayatımda olan insanlar. Bunları okumak, o tarihlere gitmek öyle garip hissettirdi ki, o gün kü ruhuma uzaktan bakmak gibi. Günlük tutmak sanırım bu nedenle güzel. En çokta şu cümleyi kuruyorsunuz 'hadi canıım bumuydu yani en büyük derdim' :)

Büyüdükçe ne de küçük görünüyor o tarihte hayatınızın anlamı olan olaylar. Çok mutlu oldum, atmayı,yakmayı, rafa kaldırıp tozlandırmayı asla düşünmeyeceğim bir sürü anı buldum :)

Yaşadığım sağlık sorunları sebebiyle geçmişime ait anılar çok çok silik, hatırlamaya zorladıkça da ciddi bir migren ağrısı ile boğuşuyorum. Bazıları ben unutmayı seçmişim atmışım beynimin arka odalarından birine, tozlanmaya bırakmışım.. Bazılarını da narkozlar, acılar, ameliyatlar unutturmuş.

Okurken en çok şükrettim. O günden sonra hayatımdan çıkıp gitmiş ama çok şey katmış insanlar, çok şey alıp gitmiş insanlar, yeniden hayatıma katma şansına sahip olduklarım ve hiç çıkaramadıklarım.

Hepsi iyiki varlar. Onlar olmasaydı sanırım bugün bu BEN olamazdım :) Pişman olacağım çok az şey yaşamış olmakta en büyük tesellim.


30 yıllık özetle;

Acılarım oldu herkes gibi elbet,
Herkese kısmet olmaan sevinçlerim,
Unutulmayı da göze aldım evet..
Hayat sana teşekkür ederim :)


 

blogger templates | Make Money Online